Samimi ve Profesyonel Bir Yaklaşım
06105, İvedik-Ankara
Mermerciler Sitesi Yuva Mh, 3706. Sk. No:64/B
Çalışma Saatleri
P.tesi- C.tesi 9.00-18.00 (C.tesi 15.00)
Close
Mermerciler Sitesi Yuva Mh, 3706. Sk. No:64/B 06105, İvedik-Ankara
(0312) 396 02 21 mekanmezar@betamer.com

Mezarlığın Tarihi

Mezarlığın tarihi hakkında ki bilgiler insanlığın tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. İnsanlar aile bireylerini ve sevdiklerini öldükten sonra anabilmek için onların ölü bedenlerini çeşitli yöntemlerle ve farklı yerlerde muhafaza etmişlerdir.

Mezar Nedir?

Mezar Arapça kökenli bir kelimedir. Ziyaret yeri manasına gelen mezar kelimesi, Türkçe’de mezarlık olarak ifade edilmektedir. İslamiyet’te ve Osmanlı zamanında eğer mezarda yatan kişi önemli biriyse mezar ifadesinin yerine farklı isimlerin kullanılması söz konusu olmaktadır. Örneğin İslam dininde önemli yeri olan kişilerin yattığı yerler türbe olarak adlandırılmaktadır.

Eski Zamanlarda Kullanılan Mezar Taşları

Mezarlarda taş kullanılması ölülerin gömülmesi geleneğinden sonra gerçekleşen bir durumdur. Bu gelenek İslamiyet’in yayıldığı ilk zamanlarda ortaya çıkmaya başlamıştır. Mezarlığın tarihi noktasında çok gerilere gidilebilir. Peygamber Efendimizin ölen bir sahabenin başına diktiği kubbe şeklinde yapılar ile mezarın başına çadır dikme geleneği yaygınlaşmaya başlamıştır. Mezar taşları Selçuklu ve Osmanlı Devleti zamanında mimari açıdan oldukça zengin bir tasarıma sahiptir. Ayrıca mezarlık üzerindeki yazılar, kullanılan hat sanatı, yatan kişiye göre yapılan desenler mezar taşlarının tarihsel belge niteliği taşımasını sağlamıştır. Örneğin eski dönemlerde mezarda yatan bir genç kız ise mezar taşında boynu bükük bir gül işlemesi görülmektedir. Bitlis Ahlat’ta bulunan Selçuklu Mezarlığı’nda mezar taşlarının en etkileyici örneklerine rastlamak mümkündür.

Günümüzde Mezar Taşları

Mezarlarda yatan kişilerin kim olduklarının belli olması ve geride kalan kişiler tarafından rahatlıkla bulunması son derece önemlidir. Bu şekilde insanlar sevdiklerinin nerede yattığını kolayca tespit ederek ziyaret edebilmektedir. Bu nedenle geçmişten günümüze farklı yöntemlerle mezarın kime ait olduğu belli edilmiştir. Günümüzde ölen kişilerin yakınlarının talepleri doğrultusunda farklı büyüklüklerde ve şekillerde mezar taşları tasarlanabilmektedir. Mezarların üzerinde ad ve soyad bilgilerinin yanı sıra sevenlerinin sözleri, ölen kişiye ait sözler bulunabilmektedir. Mezarlığın tarihi gelişimi içerisinde genellikle beyaz mermerden yapılmış olan mezar taşlarına rastlanmaktadır. Günümüzde ise siyah renkli granit mermer kullanımına da rastlanmaktadır. İnsanlar sevdiklerine her zaman en güzel şekilde bir mezarlık yaptırmak istemektedir. Onları her ziyarete geldiklerinde mezarlığın temiz olmasına özen göstererek, mezarın etrafındaki yabani otları temizlerler. Bu nedenle firmamız her türlü hassasiyetinizi göz önünde bulundurarak, her bütçeye uygun kaliteli mermer malzeme ile sevdikleriniz için mezarlıklar hazırlamaktadır. Mezar taşlarında kullanılan malzemeler oldukça dayanıklıdır. Üzerine yazdığımız yazılar kesinlikle silinmez.

Mezarlığın Tarihi

Ölüm her canlı için kaçınılmaz bir sondur. Ölülerin gömülmesi işlemi de yüzyıllar öncesine dayanan bir gelenek ve ölen kişiye karşı bir nevi son görev niteliğindedir. Bu durum aynı zamanda dinin insana öldükten sonra da verdiği değeri göstermektedir. Ölünün gömülmesi gerektiğinin insana Allah tarafından öğretildiği Kur’an-ı Kerim’de belirtilmiştir. Hz. Adem’in oğlu kardeşinin cesedini ne yapacağını bilemez ve Allah’ın gönderdiği bir karga ona yol gösterir. Böylelikle Müslümanlıkta ilk defin işlemi yapılmış ve mezarlığın tarihi başlamış olur. Bu durum ölünün toprağa verilmesi için bir başlangıç olsa da sonrasında pek çok neden defin işlemini gerekli kılmıştır. Başta insana olan saygı göz önünde bulundurulmuş ve ölen kişinin bedenine ve şahsına duyulan saygının etkisi ile ölü bedenin toprağa gömülmesi gerekli hale gelmiştir. Bunun yanında çevre temizliği ve hijyenik koşullar da defini zorunlu hale getiren etkenlerden biri olmuştur. Böylelikle mezar sayıları artarak ve belli noktalarda toplanarak mezarlıklar oluşmuştur.

Mezarlıkların Oluşması

Mezarlıkların oluşmasını Hz. Adem’in oğlu Kabil başlatmıştır ve bu durum zamanla Müslümanlar için bir gelenek haline gelmiştir. Mezarlığın tarihi için temeller atılırken ölüler, evler ve ibadethaneler ile iç içe tutulmuştur. Ancak yaşanan bazı sağlık sorunları ve bulaşıcı hastalıklar bu duruma bağlanmış ve ölen kişilerin yaşam alanından uzak yerlere defnedilmesine karar verilmiştir. Toplumlarda ölülerin gömülmesi için özel alanlar oluşturulmuş ve bu alanlara defin işlemleri yapılmıştır. Ölülerin gömüldüğü bu alanlara da Arapçada ziyaret etmek anlamına gelen mezar adı verilmiştir.

Mezarlığın Önemi

Mezarlıkları önemli kılan noktalardan biri de maneviyattır. İnsanlar hem sevdiklerini ebedi istirahat mekanlarında ziyaret edebilir hem de ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu hatırlayabilir. Bu nedenle mezarlıklar toplumlar için büyük önem arz etmektedir. Defin işlemleri kültürlere ve dinlere göre farklılık gösterse de ortak nokta ölen kişiye duyulan saygıdır. Mezarlık ziyaretleri ve bunun dini vecibelere uygun yapılması gelenek haline gelmiştir. Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilikte bu durum büyük önem arz etmektedir. Müslüman ve Museviler genellikle kefenle defin işlemi yaparken, Hristiyanlar bu işlemi tabutla yapmayı tercih ederler. Ancak şartlar ne olursa olsun en önemli ortak nokta ölülünün çürüme dönemini geciktirmemektir.